Karaciğerimizi Fruktoz Şurubundan Neden Korumalıyız- Metin Başaranoğlu
2 Ağustos 2018
Show all

Probiyotiklere Ne Kadar Güvenelim?

Probiyotikler; günümüzün en popüler konularından biri haline geldi. Her hastalığa iyi geldiğinden bahsediliyor. Her deneyde başarılı sonuçları görüyoruz. Peki ona inanmak için çok mu erken? Journal Annals of Internal Medicine’da yayınlanan bir sistematik derlemeye göre; probiyotik ürünlerin güvenilirliliği ile ilgili hiç-çok az çalışma gösterilmiş.

Bu belli bir suşun belli bir hastalıkta kullanılması gerektiği; bunu gastroenterolog ve gastroenteroloji alanında çalışan diyetisyen kontrolünde yapıp, aynı supplementler gibi kişilerin kendi düşüncesine göre kullanmaması gerektiğini gösteriyor aslında.

Sadece %2 Yeterli

348 adet prebiyotik, probiyotik ve sinbiyotik ile ilgili randomize kontrollü çalışmanın sonuçlarına göre; çalışmaların 1/3’ünde probiyotiğin vereceği zararlarla ilgili herhangi bir açıklama bulunmadığı, yalnızca %2’sinde yeterince belirtildiği gösterilmiş. Araştırmacılar ‘yan etki’ ve ‘ciddi yan etki’nin tanımlarını göstermemişler; bu da aslında en büyük sıkıntılardan bir tanesi. Özellikle birçok hastalığı olan gruplarda, yüksek riskli hastalarda bu kısmın altı çizilmelidir.

Kısaca; klinik çalışmalarla etkisi bulunmuş, taşıdığınız hastalık semptomlarını düzeltebilen suşu/suşları içeren ve gastroenterologların önerdiği probiyotikleri kullanın.

 

Comments are closed.